Hindistan Başbakanı Narendra Modi, ülkesinin ekonomik durumu hakkında kritik uyarılarda bulundu. 1,4 milyar nüfusa sahip Hindistan’da, düğünlerde altın alımının durdurulması, evden çalışma sistemine geçiş ve toplu taşıma kullanımının teşvik edilmesi gibi önlemler alınması gerektiğini açıkladı. İran’daki çatışmalar nedeniyle artan enerji maliyetleri, Hindistan’ın döviz rezervleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu nedenle hükümet, akaryakıt tasarrufu ve ithalat kısıtlamaları gibi acil önlemleri devreye almaya karar verdi.
Modi, pazar günü yaptığı açıklamada, COVID-19 döneminde uygulanan evden çalışma yöntemlerine geri dönülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca vatandaşların toplu taşıma araçlarını kullanmaları ve araç paylaşımını teşvik etmeleri gerektiğini belirtti. Hükümetin öncelikli amacının döviz rezervlerini korumak olduğunu ifade eden Modi, zorunlu olmayan seyahatlerin azaltılması gerektiğini dile getirdi. Altın alımının durdurulması, Hindistan ekonomisi açısından dış ticaret açığının dengelenmesine katkı sağlayacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Başbakan, çiftçilerin kimyasal gübre kullanımını yarıya indirmelerini ve ailelerin yemeklik yağ tüketimlerini azaltmalarını da talep etti. Ayrıca elektrikli araçların benimsenmesinin hızlandırılması da Hindistan’ın ekonomik önlemler paketinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Güney Asya ülkeleri, artan enerji maliyetleri nedeniyle büyük bir risk altında. Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye kesintileri nedeniyle bölgeden ham petrol ithalatı Nisan ayında önemli ölçüde azaldı. Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka, devlet sübvansiyonlu enerji sistemlerine olan bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler arasında bulunuyor. Pakistan’ın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzını güvence altına almak için piyasa oranlarının üzerinde ödeme yaptığı bildiriliyor. S&P Global analistleri, bu ülkelerin yerel enerji işletmelerini desteklemek için kaynaklarının büyük bir kısmını kullandığını belirtiyor. Fiyat artışlarından tüketicileri koruma çabaları, kamu maliyesi üzerindeki baskıları artırarak ekonomik kırılganlığı tetikleyebiliyor.
Asya pazarında Rus petrolüne olan talep de artış gösterdi. Endonezya, Afrika ve Latin Amerika’dan petrol temin etme çabalarının yanı sıra yıl sonuna kadar Rusya’dan 150 milyon varil petrol almayı planlıyor. Vietnam, Tayland ve Filipinler gibi ülkeler de arz sıkıntısını gidermek için Rus petrolüne yöneliyor. Japonya ise petrol ihtiyacının %95’ini Orta Doğu’dan karşılarken, tedarik rotasını Amerika Birleşik Devletleri’ne çevirdi; ancak bu durum nakliye maliyetlerinin artmasına neden oluyor. Küresel enerji piyasalarındaki bu değişim, Asya ülkelerinin enerji arz güvenliğini sağlamak için geleneksel tedarik zincirlerini terk ederek alternatif ve maliyetli rotalara yönelmelerini sağlıyor.
Bu süreçte, Hindistan’daki fon değerlemelerine ilişkin yeni düzenlemelerle iç piyasadaki fiyat hareketlerinin daha doğru bir şekilde yansıtılması hedefleniyor. Bu karar, kısa vadede Hindistan piyasasında fiyatların küresel piyasa fiyatlarından farklılaşmasına neden olabileceği belirtiliyor.