Madencilerin Hak Arayışı: Sözler Tutulmayınca Eylem Başlattılar!

Madencilerin Hak Arayışı: Sözler Tutulmayınca Eylem Başlattılar!

4 Haziran 2026 – Bakanların gözetiminde yapılan ödeme taahhütlerinin yerine getirilmemesi üzerine Doruk Madencilik işçileri, bir kez daha Ankara’ya çıkarak eylem düzenledi. Uzun süredir maaş ve tazminatlarını alamayan madenciler, “Çocuklarımız bayrama aç girdi, hakkımızı almak için kendimizi mi yakalım?” diyerek feryat etti. Daha önce bakanların araya girmesiyle şirket yönetimiyle uzlaşma sağlayarak memleketlerine dönen işçiler, verilen mühletin sona ermesiyle birlikte ödemelerin eksik yapılması nedeniyle yeniden protesto düzenlemeye karar verdiler.

Şirketin Ankara’daki önünde toplanarak haklarını talep eden madencilere, çeşitli siyasi partilerin temsilcileri de destek verdi. Protesto sırasında bir işçinin anlattığı trajik durum, eylemin en dikkat çeken anlarından biri oldu. İşçi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından tüm haklarıyla birlikte mevcut şirkete devredildiklerini ancak yıllardır süren hak kayıplarının giderilmediğini belirtti. 2016-2022 yılları arasında yaptıkları toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını, tazminatlarını ve son aylardaki maaşlarını alamadıklarını ifade eden madenci, altı ay boyunca maddi sıkıntılarla baş etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

Ekonomik zorlukların aileleri üzerindeki yıkıcı etkisini dile getiren işçi, çocuklarına bayramlık kıyafet ve ayakkabı alamadıklarını, hatta kurban bile kesemediklerini söyledi. Çözümün basit bir işlemle halledilebileceğini savunan işçi, “Neden paramız ödenmiyor? Sesimizi duyurmak için ne yapmalıyız, kendimizi burada yakalım mı?” diyerek yetkililere isyan etti.

Ayrıca, çalıştıkları bölgedeki büyük potansiyelin israf edildiğine dikkat çeken madenci, mevcut tesisin durumunu eleştirdi. Normal şartlarda üç bin ailenin geçimini sağlayabileceği dev bir maden sahasında şu an sadece üç yüz işçinin çalıştırıldığını belirtti. Bu durumun büyük bir milli kaynak kaybı olduğunu ifade eden madenci, mevcut şirketin bu dev yatırımı yönetememesi halinde alanın devlet tarafından devralınıp kamu eliyle işletilmesi gerektiğini vurguladı.

Yazar: Yusuf Arslan

Author: Ece Öztürk